Transdisiplinerlik Sözleşmesi

Giriş

Akademik ve akademik-olmayan disiplinlerin mevcut çoğalışı, bilginin insana global bir bakışı imkansız kılan üstel bir artışına yol açarken;

Mevcut çelişkilerin kozmik boyutunu kavrayabilen sadece bir zeka biçimi, dünyamızın karmaşıklığı ve insan türünün maddi ve manevi kendini-yok-edişinin mevcut meydan okuşuyu ile yüzleşebilirken;

Yer üzerindeki yaşam, sadece üretkenlik adına üretkenliğin dehşet mantığına uyan bir tekno-bilimin zaferi tarafından ciddi biçimde tehdit edilirken;

Giderek artan nicel bilgi ve giderek yoksullaşan iç kimlik arasındaki mevcut yırtılma, hesaplanamaz toplumsal ve kişisel sonuçlar ile yeni bir bilgi karşıtlığı döneminin yükselişine yol açarken;

Tarihsel olarak daha önce rastlanmamış bir bilgi büyümesi, bu bilgiye sahip olanlar ve olmayanlar arasındaki eşitsizliği arttırıp, gezegenimizin farklı ulusları arasında ve içinde artan eşitsizliği yaşama sokarken;

Aynı zamanda, umut, bu olağanüstü bilgi gelişiminin en sonunda primatların insanoğluna doğru gelişmesinden hiç de farklı olmayan bir evrime yol açabileceği umudu yukarıda zikredilen meydan okumaların tümüne karşı dururken;

Yukarıdaki hususların tümü göz önüne alındığında, Birinci Dünya Transdisiplinerlik Kongresinin katılımcıları, transdisipliner araştırmacılar cemaatinin temel ilkelerini içeren ve bu Sözleşmeyi imzalayan herkes adına herhangi bir kanuni ya da kurumsal kısıt olmadan kişisel ahlaki bağlanmaya temel teşkil eden bu Sözleşmeyi benimsemişlerdir.

Madde 1:

Bir insanın ne olduğunu biçimsel olarak tanımlayarak ve insanı, ne olursa olsun, bir biçimsel yapılar ağı içinde indirgeyici analizlere tabi tutarak insanı indirgeme yönündeki her girişim transdisipliner vizyona uymamaktadır.

Madde 2:

Farklı mantık tipleri ile belirlenen farklı gerçeklik seviyelerinin tanınması transdisipliner tutumun kendine has yanıdır. Gerçekliğin, bir tek mantık biçimi ile belirlenen bir tek seviyeye indirgenmesi yönünde herhangi bir çaba transdisiplinerlik sahası içinde barınmaz.

Madde 3:

Transdisiplinerlik disipliner yaklaşımları tamamlamaktadır. Transdisiplinerlik, disiplinler arasındaki karşılaşmadan çıkıp gelen yeni etkileşimler ve yeni verilerin ortaya çıkışına yer açar. Transdisiplinerlik şu ya da bu disiplinde ustalık peşinde koşmaz, tüm disiplinleri kendi aralarında paylaştıklarına ve kendilerinin ötesinde uzanana açmayı amaçlar.

Madde 4:

Transdisiplinerliğin mihenk taşı, farklı disiplinleri kateden ve ötesine uzanan anlamların semantik ve pratik birliğidir. Transdisiplinerlik, "tanım" ve "nesnellik" kavramlarının yeniden incelenmesiyle açık-kafalı bir akılcılığı öngörür. Öznenin dışlanmasını getiren aşırı bir biçimcilik, tanımlarda bükülmezlik ve tam nesnelliğe erişme iddiası sadece yaşamı değilleyen bir etkiye sahip olabilecektir.

Madde 5:

Transdisiplinerlik vizyonu, bütün açıklığıyla kesin bilimlerin ötesine geçmeye kararlıdır ve kesin bilimlerin, insan bilimleri ve toplumsal bilimlerin yanısıra sanat, edebiyat, şiir ve tinsel deneyim ile diyalogunu ve uzlaşmasını talep eder.

Madde 6:

Disiplinler-arasılık ve çok-disiplinlilik ile karşılaştırıldığında, transdisiplinerlik çok-değinili ve çok-boyutludur. Zaman ve tarihe çeşitli yaklaşımları göz önüne alan transdisiplinerlik tarihi aşan bir ufku göz ardı etmez.

Madde 7:

Transdisiplinerlik ne yeni bir din, ne yeni bir felsefe, ne yeni bir metafizik, ne de bir bilimler bilimi kurar.

Madde 8:

İnsanın onuru hem gezegensel hem kozmik boyutlardadır. İnsanların Yer üzerinde görünüşü Evren tarihinin safhalarından biridir. Yer'in evimiz olarak tanınması transdisiplinerliğin olmazsa olmazlarından biridir. Her insan bir ulusallığa ait görülebilecekse de, Yer'in bir yerleşiği olarak aynı zamanda bir ulus-ötesi varlıktır. Bir ulusa ve Yer'e iki katlı aidiyetin bu uluslararası yasası ile kazanılan hakkaniyet transdisipliner araştırmanın amaçlarından biridir.

Madde 9:

Transdisiplinerlik, mite, dine karşı ve mit ve dine bir transdisiplinerlik ruhu içinde saygı gösterenlere karşı açık bir tutuma yol açar.

Madde 10:

Tek başına hiç bir kültür bir diğeri üzerinde ayrıcalıklı değildir. Transdisiplinerlik yaklaşımının kendine has hali kültür-ötesiliktir.

Madde 11:

Sahici eğitim soyutlamaya diğer bilgi biçimleri üzerinde değer veremez. Sahici eğitimin, bağlamsal, somut ve küresel yaklaşımları öğretmesi gerekir. Transdisipliner eğitim, bilginin naklinde sezgi, hayal gücü, duyarlılık ve vücuda ait olan değeri yeniden verir.

Madde 12:

Bir transdisipliner ekonominin gelişimi, insanın ekonomiye değil, ekonominin insana hizmet etmesi gerektiği önkabulüne dayanır.

Madde 13:

Transdisiplinerlik etiği, kaynağı ister ideolojik, ister bilimsel, ister dini, ister ekonomik, ister politik ya da isterse felsefik olsun, diyalog ve tartışmayı reddeden her tutumu dışlar. Paylaşılan bilgi, bir ve aynı Yer üzerindeki ortak yaşamımızca bir kılınan kolektif ve bireysel farklar için mutlak bir saygıya dayalı paylaşılan bir anlayışa yol açacaktır.

Madde 14:

Kararlılık, açıklık ve hoşgörü transdisipliner tutum ve vizyonun temel vasıflarıdır. Varolan tüm verileri göz önüne alarak savlarda kararlı oluş muhtemel çarpıtmalara karşı en iyi savunmadır. Açıklık, bilinmeyen, beklenmedik ve öngörülemez olanın kabulünü geçerli kılar. Hoşgörü kendimizinkilere karşı fikir ve hakikatların hakkını kabul etmeyi getirir.

Son Madde:

Bu Transdisiplinerlik Sözleşmesi, birinci Dünya Transdisiplinerlik Kongre'sinin katılımcıları tarafından kendi çalışmaları ve etkinliklerinden başka herhangi bir yetkeye dayanmaksızın benimsenmiştir.

Tüm ülkelerin transdisipliner-kafalı kişileri tarafından üzerinde anlaşılacak prosedürler uyarınca bu belge, bu Maddelerin uygulanmasını gündelik yaşamda geçerli kılmak için ilerici ulusal, uluslararası ve ulus-ötesi tedbirleri geliştirmeye ilgi duyan herkesin imzasına açıktır.

Convento da Arrabida, 6 Kasım 1994

Yayın Komitesi

Lima de Freitas, Edgar Morin ve Basarab Nicolescu

Çeviri

Alper Oysal

To learn more about transdisciplinarity you can visit the CIRET website at
http://perso.club-internet.fr/nicol/ciret/index.htm

Home